Dalgıç Pompalar Neden Arızalanır?
Dalgıç Pompalar Neden Arızalanır?

Dalgıç Pompalar Neden Arızalanır? En Sık Karşılaşılan 5 Sorun ve Çözümü

 

Dalgıç Pompaların Çalışma Dinamikleri ve Yapısı

Yeraltı sularının, derin kuyuların veya endüstriyel sıvı depolarının tahliyesi söz konusu olduğunda mühendislik projelerinin vazgeçilmez mekanik bileşenleri sıvı içerisine tamamen batık halde çalışan sistemlerdir. Fiziksel yapıları gereği dış ortamdan tamamen izole edilen ve sızdırmazlık teknolojilerinin zirvesini temsil eden su altı pompaları, suyu emmek yerine iterek (basarak) yüzeye ulaştırırlar. Bu itme prensibi, yüzey pompalarında sıkça karşılaşılan kavitasyon veya emiş hattı hava yapma gibi problemlerin önüne geçer. Ancak cihazın yüzlerce metre derinlikte, gözden ırak bir şekilde, zorlu hidrostatik basınç altında çalışması, herhangi bir arıza durumunda müdahaleyi son derece maliyetli ve zahmetli hale getirmektedir. Cihazın motor ünitesi genellikle pompanın alt kısmında yer alır ve üzerinden hızla akıp giden kuyu suyu sayesinde soğutulur. POYAN Mühendislik olarak projelerimizde sıklıkla vurguladığımız gibi, doğru kapasitede seçilmemiş veya kuyu dinamiğine uygun olmayan bir montaj, sistemin ömrünü dramatik bir şekilde kısaltır. Sistem tasarlanırken suyun kimyasal karakteristiğinden, kuyu çapına ve debi ihtiyaçlarına kadar geniş bir yelpazede analiz yapılması şarttır. Farklı derinlik ve debi ihtiyaçlarına yanıt verebilen, yüksek mühendislik ürünü gelişmiş kuyu ve drenaj pompa çeşitleri arasından doğru seçimi yapmak, uzun vadeli işletme güvenliği için atılacak ilk ve en kritik adımdır.

 

En Sık Görülen 5 Temel Arıza

Kapalı bir kuyu sistemi içerisinde çalışan bir pompanın arızalanması genellikle tek bir nedene bağlı değildir; zincirleme reaksiyonların bir sonucudur. Mekanik bir zorlanma elektriksel bir arızayı tetikleyebilir veya tam tersi elektriksel bir dalgalanma mekanik parçalara zarar verebilir. Sahadaki mühendislik tecrübelerimiz, yeraltı sistemlerinde karşılaşılan problemlerin büyük ölçüde belirli başlıklar altında toplandığını göstermektedir. Sistemin yeraltına indirilmeden önce yapılan testlerin yetersizliği veya işletme sırasındaki bakım ihmalleri bu sorunların ana kaynağıdır. Makina Mühendisleri Odası gibi yetkili kurumların yayınladığı teknik şartnameler ve tesisat yönergeleri, bu arızaların önüne geçebilmek adına belirli periyodik kontrol standartları koymaktadır.

Elektriksel Problemler ve İzolasyon Hataları

Kuyu derinlikleri arttıkça, yüzeydeki kontrol panosundan cihaza giden enerji kablolarının metrajı da uzar. Kablo ek yerlerinin (reçineli muf) doğru yapılmaması, zamanla su sızıntılarına yol açarak kısa devrelere neden olur. Bunun yanı sıra, sistemin en korkulan ve maliyetli arızalarından biri olan motor yanması, genellikle elektriksel koruma ekipmanlarının doğru kalibre edilmemesinden kaynaklanır. Motor sargılarının üzerindeki izolasyon verniği belirli bir sıcaklık dayanımına sahiptir (örneğin F veya H sınıfı izolasyon). Akım normalin üzerine çıktığında sargılar aşırı ısınır, vernik erir ve fazlar arası kısa devre meydana gelerek motorun tamamen hurdaya çıkmasına sebep olur. Bu tür senaryoların önüne geçmek için üstün sargı yalıtımına sahip dayanıklı Grundfos motor teknolojileri tercih edilmeli ve panolardaki termik röle ayarları nominal akım (In) değerine titizlikle ayarlanmalıdır.

Voltaj Dalgalanmalarının Sistem Üzerindeki Etkisi

Özellikle kırsal bölgelerde, tarımsal sulama alanlarında veya şantiye elektriği kullanılan tesislerde şebeke gerilimi standart 380V (veya 220V) seviyesinde sabit kalamaz. Voltaj düştüğünde, cihaz aynı gücü üretebilmek için şebekeden çok daha yüksek akım çekmeye başlar. Bu aşırı akım doğrudan stator sargılarına zarar verir. Ayrıca üç fazlı sistemlerde fazlardan birinin kopması (faz kaybı) veya fazların dengesiz gelmesi, motorun anında aşırı ısınıp yanması ile sonuçlanabilir. Bu nedenle kontrol panolarında faz koruma ve faz sırası rölelerinin kullanılması hayati önem taşır.

Kuyu İçerisinde Kuru Çalışma (Susuz Kalma)

Dalgıç motorlar kendilerini soğutmak ve mekanik salmastra yüzeylerini kayganlaştırmak için kuyu suyunun varlığına muhtaçtır. Eğer kuyudaki su verimi (dinamik seviye) pompanın debisinden düşükse, bir süre sonra su seviyesi pompanın emiş süzgecinin altına düşer. Kuru çalışmaya başlayan cihaz, dakikalar içerisinde sürtünme kaynaklı aşırı ısı üretir. Plastik (noril) çarklar eriyerek birbirine kaynar, mekanik salmastra parçalanır ve motorun içerisine kuyu suyu hücum eder.

Otomasyon ve Seviye Elektrotlarının Önemi

Kuru çalışmayı engellemenin yegane bilimsel yolu kuyu içerisine yerleştirilen sıvı seviye elektrotlarıdır. Bu elektrotlar üst, alt ve referans noktalarına sarkıtılarak su seviyesini panoya iletir. Su kritik seviyeye düştüğünde otomasyon panosu sistemi derhal durdurur. Sahada bu korumaların bypass edilmesi (iptal edilmesi) sıkça karşılaşılan bir operatör hatasıdır. Yüksek güvenlikli ve Türkiye koşullarına uygun entegre kontrol otomasyonları sayesinde sistemler insan inisiyatifinden bağımsız olarak kendilerini korumaya alabilmektedir.

Aşındırıcı Madde Transferi ve Tıkanmalar

Yeni açılan kuyularda inkişaf (temizleme) işleminin yetersiz yapılması veya zamanla kuyu cidarlarında meydana gelen çökmeler, sistemin en büyük düşmanlarından birini sahneye çıkarır. Kuyudan suyla birlikte gelen yoğun kum, kil veya çakıl partiküllerinin yarattığı kum çekme sorunu, hidrolik kanatlarda zımpara etkisi yaratır. Çarklar ve difüzörler arasındaki tolerans boşlukları aşındıkça, cihazın su basma kapasitesi (mSS) hızla düşer. Motor çalışmaya devam etse bile yüzeye yeterli tazyikte su ulaşmaz. Aşırı kum aynı zamanda motor ve pompa arasındaki bağlantı kaplinini veya mil frezelerini sıyırarak mekanik aktarımı da yok edebilir. Bu tarz kuyularda yüksek kum dayanımına sahip (örneğin hareketli çark teknolojisine sahip) paslanmaz çelik ekipmanlar tercih edilmelidir.

Mekanik Sıkışma ve Mil Kesme Problemleri

Kuyu suyu içerisinde yüksek oranda bulunan demir, mangan veya kireç gibi çözünmüş mineraller, zamanla cihazın iç cidarlarında ve çark aralarında sert tortular oluşturur. Cihaz uzun süre çalıştırılmadığında bu tortular kireçlenerek dönen parçaları birbirine kilitler. Enerji verildiğinde dönmeye çalışan ancak mekanik olarak kilitli olan motor, "kilitli rotor akımı" (demeraj) adı verilen çok yüksek bir akım çeker. Termik koruma panosu zamanında devreyi kesmezse sargılar saniyeler içinde hasar görür.

Çekvalf Kaçakları ve Koç Vuruşu Etkisi

Sistemin çıkış ağzında ve kolon borusu üzerinde belirli aralıklarla çekvalfler (tek yönlü vanalar) bulunur. Görevi, motor durduğunda yüzlerce metrelik borunun içindeki tonlarca suyun hızla geri kuyuya dökülmesini engellemektir. Eğer çekvalf arızalanır veya kırılırsa, su büyük bir hızla geriye akar ve pompayı ters yönde çevirmeye başlar (türbin etkisi). Eğer bu ters dönme esnasında sisteme tekrar elektrik verilip motor düz yönde çalışmaya zorlanırsa, birbirine zıt iki muazzam tork gücü çarpışır. Bu duruma mühendislik dilinde koç vuruşu denir ve genellikle pompa milinin (şaftının) ortadan ikiye kırılmasıyla (mil kesme) sonuçlanır.

 

Uzman Çözümleri ve Sürdürülebilir Performans

Karmaşık yeraltı sistemlerinde yaşanabilecek can sıkıcı dalgıç pompa arızaları için alınabilecek en iyi önlem, arıza meydana gelmeden önce uygulanacak proaktif bir mühendislik yaklaşımıdır. Periyodik olarak motor izolasyon dirençlerinin (meger testi) ölçülmesi, kuyu statik ve dinamik seviyelerinin kontrol edilmesi ve pano içi şalt malzemelerinin termal kameralarla denetlenmesi zorunludur. Etkili bir kuyu pompası bakımı sadece cihazın ömrünü uzatmakla kalmaz, aynı zamanda enerji verimliliğini de maksimize ederek elektrik faturalarınızda ciddi bir tasarruf sağlar.

POYAN Mühendislik olarak, cihazların seçimi, kurulumu ve devreye alınması aşamalarında global standartları uyguluyoruz. Herhangi bir arıza durumunda, orijinal yedek parça kullanımı ve doğru revizyon işlemleri için bölgenizdeki yetkili mühendislik noktaları ile iletişime geçmek büyük önem taşır. Yan sanayi parçalarla veya yetkisiz kişilerce yapılan merdiven altı tamiratlar, kuyu içerisinde geri dönüşü olmayan daha büyük hasarlara (cihazın kuyuya düşmesi, halat kopması vb.) yol açmaktadır. Güvenli ve garantili çözümler için sertifikalı profesyonel servis hizmetleri üzerinden teknik destek alınması, yatırımınızın korunması adına en akılcı yoldur.

 

Sıkça Sorulan Sorular

Dalgıç pompanın yandığı nasıl anlaşılır?

Elektrik panosundaki termik şalter sürekli atıyorsa, panoya enerji verildiğinde cihaz hiç tepki vermiyor veya kuyu başından yanık kablo/vernik kokusu geliyorsa motor yanmış olabilir. Kesin teşhis, uzman ekipler tarafından yapılacak izolasyon (meger) ve sargı direnci testleriyle konulur.

 

Kuyu pompası neden sürekli termik attırır?

Termik atması motorun nominal akımından fazla akım çektiğini gösterir. Bunun sebebi voltaj düşüklüğü, fazlardan birinin gelmemesi, çarklara kum/taş sıkışması nedeniyle zorlanma veya kuyu suyunun yüksek yoğunluklu (çamurlu) olması olabilir.

 

Pompam çalışıyor, elektrik çekiyor ancak su basmıyor. Sorun ne olabilir?

Motor dönmesine rağmen su gelmiyorsa; kuyu su seviyesi cihazın emiş noktasının altına düşmüş olabilir (susuz çalışma), sistemin çarkları aşırı kumdan dolayı tamamen erimiş/aşınmış olabilir veya kolon borusunda patlak/çatlak meydana gelerek suyun kuyu içine geri dökülmesine neden oluyor olabilir.

 

POYAN Mühendislik olarak projelerinizde sorunsuz bir su temini için hatırlatmak isteriz: Dalgıç pompalar kendi başlarına bağımsız birer makine değil; kuyu, pano, boru hattı ve otomasyon ekipmanlarıyla bir bütün halinde çalışan kompleks sistemlerdir. Bu bileşenlerden herhangi birindeki aksaklık diğerlerini doğrudan etkiler. Doğru sistem tasarımı ve periyodik profesyonel bakım, karşılaşılabilecek maliyetli arızaları minimuma indirerek işletmenize yıllar sürecek güvenilir bir performans sunar.

 

Home Hemen Ara